Saçmalıyorum
Soner Uçak yazdı...

Böyle zamanlarda, yani kendim ile didişebileceğim günlerde, yaptığım bir egzersiz diyelim.
Aklıma gelenleri ardı ardına sıralayıp, saçmalayabilme kapasitemi ölçerim.
Başlayalım;
Şehir hastanelerinin temelleri atıldığın da bir sağlık turizmidir tutturuldu. Neymiş efendim başka şehirlerden buraya tedaviye gelinecekti.
Hastadan müşteri gibi bahsedildiği bir yana, sormazlar mı adama “diğer şehirlere neden başka şehirlere muhtaç olunmayacak hastaneler kurulmuyor” diye.
xxxx
Geçtik faslı…
Çiftelerde hapishane kapatılmış,
Çifteler ilçesinin hapishaneden elde edilecek gelirden olması üzücü falan filanda.
Hapishane kapatılmasın diye yırtınmaktansa, fabrika kurulması yönünde istek ve temennilerin yüksek sesle söylenmesi daha anlaşılabilir değil midir?
Yahut çiftçiliğin yeniden geliştirilmesi vesaire.
xxxx
“CHP’de kongre” diyeyim gerisini siz anlayın.
xxxx
Su zammı elbette gündemde yer ediniyor.
Ancak Allah hiçbir AK Parti’li yetkiliyi “zamlar ne kadar kötü” diye açıklama yapmak zorunda bırakmasın.
İnsan birazda olsa “madem öyle neden zam yapıp duruyorsunuz” demekten kendini alı koyamıyor.
xxxx
Şehirde sohbet edilecek adam sayısı mı azaldı
Yoksa sohbet etmeye mecal bırakmayacak bir yılgınlık mı var?
Dedikodular bile artık eskisi kadar şehvetli değil.
Dilimiz mükemmel bir iktidarsızlık problemi çekmiyor mu sizce de?
xxxx
…Eskişehirspor yangında unutulmuş en önemli dosya, kurtarsanıza…
xxxx
“Ataç'ı arıyor gözler” diyorum.
Herkes "Ataç orda ya" diyor "kimse hangi Ataç'tan söz ettiğimi bile sormuyor"
Tepebaşı'na bakınca iki ya da üç isim görüyor ve duyuyorum.
İkisini topla 10 ila çarp bir dönemin Ataç'ı yapmıyor.
xxxx
Eskişehir'deki bürokratlar Eskişehir'den seçilmiyor artık eyvallah!
Ama pekçoğu Eskişehir ruhunu yansıtmaktan çok uzak.
Eskişehir görüntüsü veriyorlar kendilerine akıllarınca.
Ancak hiç bir şehrin ruhunu taşımayan bir yapmacıklık tütüyor buram buram.
Ne tam Eskişehir ruhu, ne de Eskişehir'e ruh katacak başka bir şehrin ruhu.
Ruh çağıracağız böyle giderse.
xxxx
Eskiden futbol ve ekonomide söz söyleyen olmazdı sözümüz üstüne, şimdi dış politikada
xxxx
Şehrin kendisini konuşmasını isteyenleri biliyorum, görüyorum. Onlara çok konuşulacakları bir tavsiyede bulunuyorum. Şehrin ortasında soyunun. Zaten çıplak değil misiniz?
xxxx
Biriken sorunlar üzerine, ülkenin iç dinamiklerinden çözüm üretme isteği anlaşılmıyor bir türlü.
Dört bir yanımız komplo teorisi.
Mesele bunların saçmalığı değil, bunlara inanmaya müsait yanımızın azgınlığı.
Her an biri ya da birileri Amerikan projesi olabilir
Ne yani gerçek deği mi?
xxxx
Eskiden “uzaya köprü kurduk” denildiğinde “uzaydan bana ne” derdik, elbette kötüydü.
Şimdi “bu hükümet yapar” diye övünenlerimiz var ülkenin sokaklarında, durum daha da kötü anlayacağınız.
Pardon pardon bu durum bir zamanlardı
Şimdi “geçişler kaç para olacak?” diye soruyorlar, çok daha kötü
Ve daha kötüsü; bunu Antalya’ya tatile gidemeyecek adam soruyor.